Şebnem ferah
 

      Tarih 12 Nisan 1972'de 
Yalova'da dünyaya gelen kız çocuğu geleceğini bilmeden hayatın kollarına bırakmıştı kendini. Evin üçüncü ve en küçüğü olarak önce emekledi, sonra koştu. Her geçen gün yeni bir şey öğrendiği dünyadan hep yanında olan ve yanında olacak olan müziği öğrenmeye, anlamaya ve üretmeye başlayacaktı. Daha 5-6 yaşlarındaydı ve müzik çoktan hayatını ele geçirmişti. Babasının aldığı ilk müzik aleti olan keyboardla çalmaya başlar. Duyduğu melodileri çalarak kendini geliştirir.

İlkokul yıllarında solfej ve mandolin derslerine başlar Şebnem Ferah. Bunu okul orkestrasında solistlik takip eder. Ortaokulu Bursa Koleji'nde, liseyi ise yatılı bir okul olan Bursa Namık Sözeri Lisesi'nde okudu. Okulu sosyal faaliyetler açısında zayıf olduğu için dersleri dışında zaman geçirebileceği iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı. İşte o dönemde müzik bir vazgeçilmez oldu ve Şebnem Ferah kendi ayakları üstünde durmayı öğrendi ve kendimi tanımak için yeterince fırsata sahip oldu.

Şebnem Ferah'ın müzik serüveni okul orkestralarından sonra katıldığı gruplarda devam etti. "Gitarda çalabilsem keşke..." diyerek gitar derslerine başladı. Lise yıllarında ilk olarak 'Pegasus' adlı bir grupta solist olarak yer aldı. Ancak hep bir bayan rock grubunun hayalini kurdu. Bu arada Bursa'da yapılan rock festivallerinde konserler verdi. 80'lerin ortasında Sedat abisiyle tanıştı. Ve 1988 yılında, 16 yaşında hayalini Türkiye'nin ilk bayan rock grubu 'Volvox' ile gerçekleştirdi.

ODTÜ Ekonomi Bölümü'nü kazanan Şebnem Ferah ablası ile birlikte Ankara'ya taşındı. Özlem Tekin ile bu yıllarda tanıştı ve onu da Volvox'a kattı. Grup üyeleri İstanbul'da olduğu için 1,5 yıllık bir zaman diliminde hiç çalışma yapamadılar. Ancak Şebnem Ferah sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde her gün sevdiği bir albümü etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve ders çalışacak zamanı kalmıyordu. İlk yılında güzel bir ortalamaya sahipti. İkinci senesinde okulunun müzik hayatına engel olduğu düşüncesine kapıldı. Ve bir gece bir karar verdi. İstanbul'a gidip arkadaşlarıyla müzik yapacaktı. Karar verebilmesine rağmen bir problemi vardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ancak babasının otoritesini nasıl aşacaktı. Aynı hafta sonu düşüncelerini anne ve babasına açtı. Babası o kadar tatlı ve değerli bir insandı ki "İnsan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur..." deyip Şebnem Ferah'a belkide hayatının en değerli dersini verdi...

İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydolan Şebnem Ferah yeniden Volvox'la bir aradaydı. Sayısı her geçen gün artan rock barlarda sahne almaya başladılar. Kendine İstanbul'da bir ev tutan Şebnem Ferah çok mutluydu. 1992-94 yılları arası oldukça verimli işlere imza atmış olan grup 1.Rock Station Festivalinden sonra İngilizce Parçalardan oluşan bir demo kaydederler fakat Hiçbir plak şirketi bu demoyu çıkarmaz.

Küçük yaşta kurulan Volvox'un üyeleri artık hayatlarına farklı yollarda devam etmek istiyorlardı. Her biri hayatına yeni bir yön verdi. Müziğe devam edenler ve yeni bir sayfada yola devam edenler oldu. Bu durumda dağılan Volvox'tan sonra Şebnem Ferah çalışmalarına tek olarak devam edecekti.

Rahmetli Onno tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu underground bir ortamdan daha ferah bir ortama kavuştu. Yine Sezen Aksu ve Onno Tunç'tan gelen bir teklif sonucu albüm çalışmalarına başlamış oldu Şebnem Ferah. Bu arada Sezen Aksu, Tarkan ve Sertab Erener'in albümlerinde vokalistlik yaptı.

 

Evine kapanıp şarkılarını tamamlayan Şebnem Ferah 15 Kasım 1996 Cumartesi günü ilk solo albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN albümü; müzikal açıdan birçok ilki bünyesinde barındırıyordu. İlk videosunu "Vazgeçtim Dünyadan" adlı parçaya çeken Şebnem Ferah, rock piyasasını yeni bir döneme soktu. Ve belkide tüm dizginleri eline aldı. Kaset ve cd satışlarıyla döneme damgasını vuran Şebnem Ferah Video klibiyle Müzik listelerinde çok uzun süre liderliğini sürdürdü. Daha sonra "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" isimli parçalara klip çekti.

İlk olarak 4 Nisan 1997'de İzmir Ege Üniversitesi'nde yaklaşık 6000 kişinin önünde unutulmayacak bir konser verdi. Bu konserden sonra Türkiye'nin çeşitli yerlerinde hayranlarıyla buluşmaya devam etti. Zaten sahne performansı açısından tecrübeli sayılabilecek durumdaydı Şebnem Ferah.

Yaşadığı çok büyük acılarda oldu hayatında. 1998 senesinde ablası Aycan Ferah'ı kaybetti. Ama yılmadı, yeni şarkılar yaptı. Yaptığı şarkılar ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerini oluşturacaktı.

Üzüntülü dönemi atlatıp 2,5 yıl sonra 24 Haziran 1999 Perşembe günü ikinci albümün ilk klibi "Bugün" müzik kanallarında gösterilmeye başlandı. Ve Haziran ayının 30'u Çarşamba günü ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM albümü piyasadaydı artık. İkinci klibini Hakan Yonat yönetmenliğinde Artık Kısa Cümleler Kuruyorum için yapan Şebnem Ferah'ın albümünde samimi ve yaşamı sorgulayan sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler dikkat çekti.

İlk ve ikinci albümünde İskender Paydaş ve Pentegram ile çalışan Şebnem Ferah popüler olmak yerine ilk albümüyle tanıştığı, ilişki kurduğu dinleyicileriyle büyüyecekti. Bu tavrı sayesinde Şebnem Ferah zamanla kendi kitlesini oluşturdu. O sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyenlerin beklentileri için çaba sarf ederken aynı zamanda kendi özgürlüklerinin bununla kısıtlanmaması için uğraşıyordu. İçinden geleni yapıyordu ve tüm sonuçlarına hazırdı. Şebnem Ferah ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör Arif Mardin'in bile dikkatini çekecekti; bu gibi şeylerde Şebnem Ferah'a Hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o; manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyordu, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.

Yakından takip edenler bilecektir; hayat Şebnem Ferah'a o yıllarda ağır tecrübeler de yaşattı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde babası Ali Ferah'ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha sıkı sarılarak, "Öldürmeyen acı güçlendirir..." diyerek yoluna devam edecekti. Ancak biraz yorgun olduğunu fark edip her şeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.

Böylece 3 Ekim 2001 tarihinde PERDELER adı altında üçüncü albümünü çıkardı ve yine büyük ilgi topladı. Bu albümde Şebnem Ferah, İskender Paydaş ve Pentegram üyeleriyle değil sahneyi paylaştığı arkadaşlarıyla çalmayı tercih etmişti. Bu albümden ilk video "Perdeler" şarkısına geldi. Perdelerden kısa bir süre sonra ekranda "Sigara" şarkısı boy göstermeye başladı. Ayrıca bu albümde Apocalyptica ile çalışan ilk Türk sanatçısı ünvanını aldı.

Zaman geçti... Şebnem Ferah yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla kaydetti. 12 Mayıs 2003 Pazartesi günü yeni albümün ilk videosu "Ben Şarkımı Söylerken" renkli camda boy göstermeye başladı. Albümün adını KELİMELER YETSE koymuştu ve albüm 15 Mayıs günü dinleyicilere sunuldu. 17 Haziran'da İlgi Özdikmenli ile Yağmur adlı parçada düet yaptı. Bu onların dostluklarına büyük yarar sağladı. Daha sonra Şebnem Ferah İlgi Özdikmenli ile bir albüm yayınladı.

Artık daha sağlam daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren...

Bu albümle yeniden müzik dünyasının gündemine oturmayı başardı. Birçok röportaj verdi, televizyon programlarına katılacağı yoğun bir döneme girdi. Bu dönemde albümden Mayın Tarlası ve Gözlerimin Altındaki Çizgiler şarkılarına da klip çekti. Türkiye'nin birçok yerinde konserler verdi.

2005 yılının Mart ayında bir yıldır üstünde çalıştığı şarkılarını kaydetmek için önceki iki albümünde de olduğu gibi müzisyen arkadaşları Ozan Tügen, Metin Türkcan, Buket Doran ve Aykan İlkan ile beraber stüdyoya giren Şebnem Ferah 5 Temmuz 2005 Salı günü, Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. stüdyo albümü CAN KIRIKLARI ile yeniden müzik piyasasını yerinden oynattı. CAN KIRIKLARI adlı bu albüm ismini; aynı adlı kitabın yazarı Karin Karakaşlı'nın Şebnem Ferah'a bu kitabı hediye olarak göndermesi ve Şebnem Ferah'ın da bu isimden daha ilk anda etkilenip yazdığı aynı isimli şarkıdan (kitabın yazarı Karin Karakaşlı'nın özel izni ve bilgisine başvurularak) aldı. İlk klibini de albümle aynı adı taşıyan Can kırıkları şarkısına çekti. Son albümlerine oranla daha sert sounduyla dikkat çeken bir albüm oldu. Şebnem Ferah Temmuz 2005 günü Parkorman'da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicileriyle buluştu ve yeni albüm konserleri bu albümle başlamış oldu. Kısa bir süre içinde alümün ikinci klibi Çakıl Taşları'na geldi. Yaklaşık 1 yıl sonunda Hoşçakal'a video klip çekildiği haberleri duyuldu ancak klibin yayınlanmayacağı açıklandı ve yayın yasağı getirildi. Bir müddet sonra televizyonlarda gösterilmeye başlayan Ferhat Göçer'in Cennet şarkısına çektiği klip Hoşçakal'ın iptal edilmesi sonucunda çıktığı akıllarda kaldı.

 

10 Mart 2007 tarihinde Bostancı Gösteri merkezi'nde Orhan Şallıel yönetimindeki "Istanbul Symphonic Project" orkestrası eşliğinde vermiş olduğu konserin DVD'si ve iki CD'den oluşan performans albümü 7 Eylül 2007 tarihinde satışa sunulmuştur./

 

Konser DVD'sinin piyasaya çıkmasının ardından yeni albüm için gün saymaya başladı. "Koçfest turnesinin ardından Amerika'da küçük bir tatil yapacağım ve onun ardından dönüp yeni albüm için hazırlıklara başlayacağım" diyen Şebnem Ferah'ın hayranları şimdilerde yeni albümün çıkmasını dört gözle beklemekteler./

 

Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah'ı pek çok farklı çalışmada görmek mümkündür. Kimi şarkıcılara geri vokalleriyle, kimileriyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur. Bülent Ortaçgil'e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan "Değirmenler" şarkısını da yorumlamıştır. Daha önce Sezen Aksu'nun seslendirmiş olduğu Ünzile'yi Onno Tunç'a saygı albümünde kendi yorumuyla tekrar müzikseverlere sunmuştur...

"Little Mermaid" (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan "O Dünyada" isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen ve Aydan Şener'in filmde ise, söz ve müziği Demir Demirkan'a ait olan " Ay Işığında Saklıdır " adlı şarkıyı seslendirmiştir. Ayrıca bir ara Akbank'ın reklam müziğini de seslendirmiştir. Bir zamanlar Pepsi'ninde reklam müziği olan "Daha Fazlasını İste" şarkısını da Kenan Doğulu ile birlikte seslendirmiştir.

Şebnem Ferah müzik çalışmalarından arda kalan zamanlarda kitap okumayı, yazmayı, film seyretmeyi, arkadaşlarıyla ve ailesiyle bir araya gelmeyi, seyahat etmeyi ve Play Station oynamayı seviyor.


 
  Bugün 1 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=